Müşterileriniz Sizin İçin Çalışsın: Dinamik Reklamlara Giriş

Özel günlerde (Anneler Günü, Sevgililer Günü vb.) reklam yayımlayarak sitenize trafik çekip satış yapmak alışılagelinmiş bir kampanya yönetim şeklidir. Buna karşın satışlarınızın sürekliliğini sağlamak hem yeni müşteri kazanımını arttıracak hem de çapraz satış imkanları ile mevcut müşterilerinizin yıllık sepet değerini yükseltecektir. Bunu yapabilmek için de mevcut ve potansiyel müşterilerinize istediklerini vermeniz gerekiyor. Peki müşteriniz ne ister, ve bunu nasıl anlayabilirsiniz? 

Burada resme Dinamik Reklamlar (DR) giriyor. Facebook’un sunduğu DR modeli ile, ürün katoloğunuzu yüklediğiniz Business Manager’da kullanıcı arayışlarına uygun olarak değişen ve gelişen kreatiflerle her müşteriye aradığı ürünü gösterebilirsiniz. Biraz daha derine inmek gerekirse; 

Bir e-ticaret siteniz, 1.000 tane farklı kategori ve özellikte ürününüz var. Bir yanda 18-25 yaş aralığında bir üniversite öğrencisine hoverboard satmaya çalışırken diğer yandan da 30+ bir yeni anneye biberon satmaya çalışıyorsunuz. Bütün bunları yaparken bir yanda yeni gelinlere kek kalıpları, 60 yaş üstü emeklilere de hobilerine uygun olarak ebru seti ya da sudoku kitapları satmanız gerekiyor.

Hiç zaman kaybettirmeyelim ve sadede gelelim; bu kitleleri bir kerede hedefleyebilmeniz mümkün değil. Her hedef kitle için ayrı ayrı kampanyalar kurabilirsiniz ama bundan daha iyi bir alternatif de mevcut; bırakın müşteleriniz reklamlarınızı sizin adınıza oluştursun.

DR yapısı gereği iki kaynaktan beslenir; 1) Ürün kataloğunuz 2) Kullanıcı davranışları. Kullanıcılarınızın sitenizde aldığı aksiyonlar ve aradıkları ürünlerin bilgileri Facebook pixeli ile takip edilir. Ardından bu veri işlenerek ürün kataloğunuz beslenir ve kullanıcının feedine aradığı ürünlerle ilgili reklamlar çıkar. Sitenizde tıraş bıçağı arayan bir kullanıcı Facebook’a bir sonraki girişinde tıraş bıçağı reklamı görür. Özetle, kampanya ayarlarını siz yaparsınız ama müşterileriniz reklamlarınızı sizin adınıza oluşturmuş olur.

Dinamik Reklamlar’ın Avantajı Nedir?

Zamandan Tasarruf: Kampanyalarınızın her biriyle teker teker uğraşmak yerine bir seferliğine genel geçer bir şablon oluşturup gerisini Facebook’un halletmesini sağlayabilirsiniz. 

Süreklilik: Kampanyanızı sürekli açık tutarak yeni müşterilere yeni ürünler gösterip satışlarınızı arttıracağınız gibi, eski müşterilerinize de fiyatı daha yüksek ürünleri göstererek müşteri başı kazancınızı arttırabilir, ya da çapraz satış imkanları ile cironuzu yükseltebilirsiniz. 

Çapraz-Platform: Müşterinizin reklamı nerede gördüğünün önemi yok, çapraz platform özelliği ile mobil & desktop ayrımı olmadan müşterilerinize her yerden ulaşabilirsiniz.

İlgi Çekici Olması: DR Müşterilerin aksiyonları ile beslenen bir sistem olduğundan, müşterilerinize zaten alma istekleri ya da niyetleri oldukları ürünleri göstererek satışa diğer modellerden 1-0 önde başlar. 

Ürün Kataloğu Nedir? 

Ürün Kataloğu tüm envanterinizin detaylı bir şekilde kayıt ve takip edildiği bir excel dosyasıdır. Kataloğun en büyük avantajı ise “canlı” olmasıdır. Sitenizde yapacağınız tüm değişiklikler kataloğa, katalodgan da reklama yansır. Böylece stokta bulunmayan bir ürünü boşuna kullanıcıya göstermemiş olursunuz, ya da bir ürünün fiyatı düştüğünde daha önce pahalı bulduğu için satın alımı gerçekleştirmemiş olan kullanıcıya daha cazip bir fiyatla aynı ürünü tekrar sunmuş olursunuz.

Tekrar tekrar yaptığımız kampanyalar sonucunda elde ettiğimiz tecrübe gösteriyor ki, en iyi geri dönüşü sağlayan hedeflemeler sitenizdeki kullanıcıların verilerinden oluşmuş özelleştirilmiş kitleler (Custom Audience) ve bu kitlelerin demografiklerine benzeyen başka kitlelerdir (Lookalike). Her ne kadar ilgi alanı hedeflemesi de dikkate alınması gereken bir unsur olsa da, bu iki hedef kitle baskın olarak satış tarafında daha başarılıdır.

Custom Audience’ın doğası gereği, sitenizdeki pixelin farklı noktalarından (sepete ekleme, checkout sayfanıza ilerleme vb.) kullanıcı datası çekilebilip aynı zamanda Lookalike ile bu kullanıcılara benzer yeni kullanıcılar oluşturabileceğiniz için bu iki kaynaktan alacağınız kullanıcılar yarışa 1-0 önde başlar. Remarketing olarak bilinen bu reklam stratejisi ile sitenizle angaje olmuş ve ürün ya da hizmetinize ilgi göstermiş kişiler reklamlarınızı görme konusunda önceliklendirilir, böylece satışlarınız sürdürülebilir bir şekilde artış gösterir.

Bu heyecanlı ve kârlı süreç hakkında daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçin, anlattıklarımızın haricinde PUBLIK’in masaya getirebileceği ekstra avantajlar hakkında da sizleri bilgilendirelim. 

Daha İyi Bir Facebook Reklam Kampanyası İçin Bilmeniz Gereken 3 İpucu

Facebook reklamlarınızın istediğiniz sonucu getirmesi ve saat gibi çalışan bir seviyeye gelmesi; özellikle ne yaptığınızı bilmiyorsanız, uzun ve yorucu bir süreç olabilir. Bu yüzden siz zaman ve para kaybetmeyin diye, biz sizin Facebook reklam kampanyanızda yapmanız gereken birkaç basit adımı bu yazıda topladık.

1) Doğru bilinen yanlış: Sadece 5 görsel yeter.

Hayır. Bir kampanya için 1 ila 5 arasında görsel kullanmak doğru, ancak eksik bir stratejidir. Görsellerin iyi performans gösterip göstermediğini değerlendirmek çok uzun süre alabilir ve bu da boşa harcanmış bir bütçe demektir. Görsellerle birlikte metinler, başlıklar ve bağlı oldukları hedef kitleler de teste tabiidir. Aşağıdaki örnek durumu daha net bir şekilde açıklayacaktır;

Yeşil, sarı ve kırmızı elma (3), her birinin reklamda kullandığı başlığa 3 değişiklik yapıldığını varsaysak (3×3=9) her bir alt versiyona da 5 farklı interest hedefleme değişikliği yapıldığını varsayarsak (3x3x5=45) farklı reklam modeli denemiş olacaktır. Bunun yanında sadece görseller değiştiği zaman 5 farklı reklam modeli denenmiş olacaktı. Aynı parayı verdikten sonra, neden daha fazlasına sahip olmayasınız ki?

2) Kampanyalarınız sürekli ilgi ister

Bir önceki maddedeki varyasyon konusuna uygun hareket ettiğinizi varsayalım. Hâlâ çözülmesi gereken bir konu daha var; optimizasyon. Kampanya sürecini spora yazılmak gibi düşünmemelisiniz; ilk birkaç gün gidip sonra üyeliğiniz (bütçeniz) bitene kadar bir daha yüzüne bakmayacağınız bir platform değil bu. Ad Setlerinizi sürekli test edip click başı maliyet, conversion ve 1.000 imp için maliyetleri açısından takip etmelisiniz. Böylece işe yarayanları elde tutup, yaramayanları yeni ve gelişmiş versiyonlarla değiştirebilirsiniz. Kampanyayı kurup ardından sadece sonuçların gelmesini pasif bir şekilde beklerseniz, sadece bütçenizi boşa harcamış olursunuz. 

3) Genel geçer çözümler değil, ihtiyaca uygun çözümler deneyin

Kampanyanızda kullandığınız reklamlarınızı test ettiğiniz kadar, bu reklamların ulaştığı hedef kitleyi de test etmeniz gerekiyor, çünkü bir hedef kitlede kullandığınız ve çalışan reklam, diğer kitlede hiç sonuç getirmeyebilir. Özellikle birçok farklı bölge ya da demografik hedeflemeniz mevcutsa, bu değişkene özen göstermeniz gerekir. 18-25 yaş aralığı kadınlarda çalışan bir görsel 26-33 yaş aralığı kadınlarda çalışmayabilir. Aynı şekilde, bu görsel son derece alakasız gözükse de 20-27 yaş aralığındaki erkeklerde de çalışabilir. Bunu da, diğer tüm elementler gibi test etmeden bilemezsiniz. Elinizde birçok görseliniz ve metniniz olabilir ancak her hangi hedef kitlede çalışacağını bir tek kampanya yöneticiniz bilir. O da bu bilgiye sadece deneme, test etme ve değerlendirme sonucunda sahip olabilir.  Tıpkı ikinci maddede olduğu gibi; “işe yarayan” tek bir çözüm bulup bunu tüm kampanyaya yediremezsiniz, sürekli ince ayar yapmaya devam etmelisiniz.

Bu üç maddeye göre yeni Facebook kampanyanızda daha doğru adımlar atacak ve önceki kampanyalarınıza göre daha az maliyet ve daha çok dönüşüme sahip olacaksınız. Günün sonunda başarılı bir kampanya yönetme süreci üç elementten oluşmaktadır; test, test ve test. Bizler PUBLIK olarak verilere dayanmayan hiçbir fikri ve öneriyi kabul etmiyor, sunmuyoruz. “Ölçülemiyorsa, işe yaramıyor”diyoruz. Bunu başarmak için teknoloji geliştiriyor, veri analizi yapıyor, kullanıcı davranışlarını inceliyor ve bolca deney yapıyoruz. Her işi yapmıyor, tek bir işi çok iyi yapıyoruz.

Daha fazla bilgi almak isterseniz, gelin bir kahvemizi için.