Daha İyi Bir Facebook Reklam Kampanyası İçin Bilmeniz Gereken 3 İpucu

Facebook reklamlarınızın istediğiniz sonucu getirmesi ve saat gibi çalışan bir seviyeye gelmesi; özellikle ne yaptığınızı bilmiyorsanız, uzun ve yorucu bir süreç olabilir. Bu yüzden siz zaman ve para kaybetmeyin diye, biz sizin Facebook reklam kampanyanızda yapmanız gereken birkaç basit adımı bu yazıda topladık.

1) Doğru bilinen yanlış: Sadece 5 görsel yeter.

Hayır. Bir kampanya için 1 ila 5 arasında görsel kullanmak doğru, ancak eksik bir stratejidir. Görsellerin iyi performans gösterip göstermediğini değerlendirmek çok uzun süre alabilir ve bu da boşa harcanmış bir bütçe demektir. Görsellerle birlikte metinler, başlıklar ve bağlı oldukları hedef kitleler de teste tabiidir. Aşağıdaki örnek durumu daha net bir şekilde açıklayacaktır;

Yeşil, sarı ve kırmızı elma (3), her birinin reklamda kullandığı başlığa 3 değişiklik yapıldığını varsaysak (3×3=9) her bir alt versiyona da 5 farklı interest hedefleme değişikliği yapıldığını varsayarsak (3x3x5=45) farklı reklam modeli denemiş olacaktır. Bunun yanında sadece görseller değiştiği zaman 5 farklı reklam modeli denenmiş olacaktı. Aynı parayı verdikten sonra, neden daha fazlasına sahip olmayasınız ki?

2) Kampanyalarınız sürekli ilgi ister

Bir önceki maddedeki varyasyon konusuna uygun hareket ettiğinizi varsayalım. Hâlâ çözülmesi gereken bir konu daha var; optimizasyon. Kampanya sürecini spora yazılmak gibi düşünmemelisiniz; ilk birkaç gün gidip sonra üyeliğiniz (bütçeniz) bitene kadar bir daha yüzüne bakmayacağınız bir platform değil bu. Ad Setlerinizi sürekli test edip click başı maliyet, conversion ve 1.000 imp için maliyetleri açısından takip etmelisiniz. Böylece işe yarayanları elde tutup, yaramayanları yeni ve gelişmiş versiyonlarla değiştirebilirsiniz. Kampanyayı kurup ardından sadece sonuçların gelmesini pasif bir şekilde beklerseniz, sadece bütçenizi boşa harcamış olursunuz. 

3) Genel geçer çözümler değil, ihtiyaca uygun çözümler deneyin

Kampanyanızda kullandığınız reklamlarınızı test ettiğiniz kadar, bu reklamların ulaştığı hedef kitleyi de test etmeniz gerekiyor, çünkü bir hedef kitlede kullandığınız ve çalışan reklam, diğer kitlede hiç sonuç getirmeyebilir. Özellikle birçok farklı bölge ya da demografik hedeflemeniz mevcutsa, bu değişkene özen göstermeniz gerekir. 18-25 yaş aralığı kadınlarda çalışan bir görsel 26-33 yaş aralığı kadınlarda çalışmayabilir. Aynı şekilde, bu görsel son derece alakasız gözükse de 20-27 yaş aralığındaki erkeklerde de çalışabilir. Bunu da, diğer tüm elementler gibi test etmeden bilemezsiniz. Elinizde birçok görseliniz ve metniniz olabilir ancak her hangi hedef kitlede çalışacağını bir tek kampanya yöneticiniz bilir. O da bu bilgiye sadece deneme, test etme ve değerlendirme sonucunda sahip olabilir.  Tıpkı ikinci maddede olduğu gibi; “işe yarayan” tek bir çözüm bulup bunu tüm kampanyaya yediremezsiniz, sürekli ince ayar yapmaya devam etmelisiniz.

Bu üç maddeye göre yeni Facebook kampanyanızda daha doğru adımlar atacak ve önceki kampanyalarınıza göre daha az maliyet ve daha çok dönüşüme sahip olacaksınız. Günün sonunda başarılı bir kampanya yönetme süreci üç elementten oluşmaktadır; test, test ve test. Bizler PUBLIK olarak verilere dayanmayan hiçbir fikri ve öneriyi kabul etmiyor, sunmuyoruz. “Ölçülemiyorsa, işe yaramıyor”diyoruz. Bunu başarmak için teknoloji geliştiriyor, veri analizi yapıyor, kullanıcı davranışlarını inceliyor ve bolca deney yapıyoruz. Her işi yapmıyor, tek bir işi çok iyi yapıyoruz.

Daha fazla bilgi almak isterseniz, gelin bir kahvemizi için.